Bu kitapta (okuduğum yere kadar, daha kitap bitmedi emin değilim bu yüzden) anladigima göre yazar çocukluk döneminden bahsediyor. kitabın girişi genel olarak şöyle adı yozo veya yo-çan (erkek) olan baş karakterin çocuklukta yapmacık soytarılık yaptığını anlatıyor. normalde karakterinin tam tersi bir durum olduğunu da belirtiyor. (bu durum benim çocukken okulda yaptığım soytarılık gibi geldi bana. bilerek salak rolü oynardım sırf sınıftaki kişileri güldürmek istediğimden. fakat ben evde ciddi takilirdim evin en büyüğü olduğum için olabilir.) herkes yozoya gülüyor yozonun da tüm derdi herkesi güldürüp soytarılık yapmaya devam etmek. fakat takeiçi (erkek) diye birisi bunun planlanmış olduğunun farkına varır. bu da yozoya tehdit gibi gelir. takeiciyi tahdit olarak görmemek için onunla arkadaş olmayı düşünür. eğer bunu başaramazsam oturup ölmesi için dua etmek dışında yapacağım birşey yok der kendi kendine. Mutlu muyum? Aslında küçüklüğümden beri insanlar sürekli şanslı biri olduğumu söylü...